al, kullanabilirsin, dedi bana
15 yaşındaydım, tuncay abim 36
reno clio en değerli beyazdı
evden kaçanların eve de dönebildiğini
-dönemeyenlerden romanlar yapılıyordu
bilmiyordum
kalbin çoğu zaman gereksiz çarpan bir organ olduğunu
-kalp çarpar, ritmi değişir buna anlam yüklenmemelidir
bir on beş yıl falan daha beklemem gerekecek
kaçmak bir zorunluluk haline dönene dek
-kaçanların yenilgisi değil başarısı okunacak, yazıldı
bir e5’in kenarında birden durup,
al kullanabilirsin, korkma.
tekerlekli ve dönen şeyleri kullanmayı
dönenecek kimseleri daha dönmeden sezmeyi
o öğretti bana.
-her hikaye ortadan okunmaya uygun olmalıydı
15 yaşındaydım,
bilincimi hangi cümleyle susturacağımı
kaçışın bir sığınak arayışı olmadığını
-köstebekler kaçmak için tüneller kazıyordu, kaçmanın biçimleri
bilmiyordum
kaçışın istemediğinden kurtulmak olmadığını
doğru cevaplarla ilgilenmeden doğru sorular sorarak
hayatımın sürücü koltuğuna oturttu beni
istediğine de sahip olmak için
kaçmak yerine, yavaş adımlarla yürümek
elini dizlerine koyarak, sakince
sağ sağ, takkk!. el frenini çek
biraz sonra ürkek bir hayvan gibi kaldım
öyle bir süre durdum, baktım baktım
o da baktı,
senden değerli değil, geç direksiyona
titreyen bacaklarımla, terleyen ellerimle
-vücut bazen tehlikeye karşı “savaş ya da kaç” tepkisi verir
biraz utandım, biraz şaşırdım
ama giderek alıştım sürücü koltuğuna
kontağı çevir, az bekle, vitesi geriye
sevinç derdim buna kim soracak olsa
içimde becerikli hayvanlar hissettiğim o ana.
el frenini çekseydim daha mı az
-dünyada olanın, kaçmaya çalışanın sorusu çok olur
sürücü koltuğuna alışınca hayatın
şefkatli kelimelere başvuruyorsun
nasihat etmek yerine birlikte düşünmek
-bu bir ölü kabuğu soyma girişimidir
sonradan öğreneceğim
nasihat eden bayrak değiştirmek istemiyor
her şeyi açıklamak ve yol göstermenin adı nasihat
-bunun romanı okunmadı, yazan yok.
ama yanlış yapmak isterseniz,
yanlışın doğrusundan kuşku duyduğunuzda
yap diyor tuncay abi, ne olacak
-bunu düşünmeye zaman mı yok
nasihatin seni yolcu değil, seyirci kıldığını biliyor
az nasihat, çok sevgi
bu olabilir mi kalbi ve aklı aydınlatan farlar
olabilir, düşünelim bunu diyor
çoğul konuşuyor tuncay abi
