Şiir

Gölge

Bildiğim kadarıyla, rüyalarımız birbirimize olabileceğimiz en yakın yer. Belki de hiç bitmeyen bir tutulmanın altında, ayın gölgesi üzerimize düşer. Ne bizi görecek tek bir tanık kalır, ne de aramıza girecek bir yabancıya yer. Belki o zaman, sadece sen ve ben oluruz; birbirimizin kollarında. ㅤ ㅤ For all I know our dreams are the closest we […]

Gölge Read More »

GECE İ(ÇİNDE) DE OLSAK

tarlanın darılarını, koçak mısır püsküllerini ayırmak için Çin’de olmamız gerekiyorsaÇin’de olalımsana kalırsa yüreğin kolları var,sarmak bir takım kazandı diye güçlü baldırlarla sarılmak hayatasoyulmuş boyanın altından bakmadım hiç evime,bu sefer bakacağım soyulmuş boyanın altından baktım sana, durup durupkayışı kopardım baktım bu anı sayıklıyorum,koridor olmadan külü kaçmadan güçlü isteklerimin,iki oda bir salon, dümdüz mükemmelayı yılındayız başka açıklaması

GECE İ(ÇİNDE) DE OLSAK Read More »

Sappho’nun Yazgısı  

Ey benim kıvırcık başımda açan çiçekler Kadınların dilinden anladığını iddia eden  İfrit yüzündeki sakalı kesmeyen adamlarla Ve saf niyetlerle dolu çocukların yüzüyle  Meta olmuş huzursuzluk elbisesini giymiş  O sonsuzluğun uzandığı gölgelikten kadınlar  Tüylerini diken diken ederim fısıldayarak kulaklarına Bilirim onlar da sır saklamazlar  Birbirimize baktığımız aynalarda İçimde koy gibi yüzer o hissiyat Pamuktan yumuşak, ipekten

Sappho’nun Yazgısı   Read More »

yaşamak için tıkırdayan

örtmek istediğin gövde sır taşırher at sahibine her yara düşmanınatuzaktır hep kendi içine düşünmenin girdabıtuzaktır, bir ifade nereye götürse insanı. bugün yolun yarısı, yürüyelimyürüyelim, yollar yarılanır zaten hepkaçmak ayıptır bizim orada da hep ayıplanıryürüyerek çağırdım kaybettiğim cevabıçünkü yürümek vicdanın en kısa sesiçünkü yürürken çağırır insan sen mesela öğrenmenin ilk notasıydınaydınlanmalar, yasalar < plasebodört yana açılmış

yaşamak için tıkırdayan Read More »

Ağaçkakan

Üretkenlik çivisi ve sakız çöplerini füzyonladımLeblebiden kaşmer katmerini çeyrek lokmadaSindirdim.Aşka, taş aşka, daşşağa ve ağaçkakanaİnancımı bazen kaybettim bazen kazandımBindiğim sarı dolmuşBindiği sarı dolmuşAynı yolun 50 tl banknotları gibiSarardık.Koruyucu da bizi sardı sonra yaktıNispet..kafa bile yaptıramadıkErkek erkeğe kalp kırgınlıklarıAnaerkil saç ekimiGözünün içine bakan taksim fahişeleriHüzzam da bilir kürdidekolilendiğin kestirme yollarBüyüdükçe gelişen tevazu75C den daha büyük bir

Ağaçkakan Read More »

consepts withouth consepts

yedinci kattan yani ulvîlerin birbirlerineimrenerek full hd baktıkları o’radanüstümüze irinli meniler boşaltılırkenotopsiden yeni çıkmışavrupai bir fümigasyon koktu şu harabe dedelerinin babalarınınbir an olsun okşamadıkları oğullarıtaşralı, bakir bir yorgunlukla avuçlarına sığınırkendaha doğmadan kâlu belâ’daenselerine sokulan mülkiyet hırsıylaceplerinde etiketi hiç sökülmemiş övgülerdizini kıramadığı için kendine savurduğu sövgüleryüzlerinde tandırda pişmiş bir alıklıkla sustular “human rights işte evladım, ne

consepts withouth consepts Read More »

Bir Çoktur Sıfır Daha Çok – Zeynep Karaca

kaydetmeyi ve beğenmeyi unutma  algoritma çok önemli değil mi savaş hakkında bir video beğenirsem  yenileri gelir  sevişme üzerine beğenirsem  yenileri gelir  aşk üzerine beğenirsem  yenileri gelir  nasıl bir döngü sence bu hiç düşündün mü bazen şöyle; düşünde ölmüş bebek gibi bazen şöyle; kabukları ince elma gibi  bazen şöyle; ayakkabısı yırtık çocuk gibi ya tüm bunlar

Bir Çoktur Sıfır Daha Çok – Zeynep Karaca Read More »

İç Geçirme Dersleri – Bilgehan Tuğrul

Birine iç dikişlerini göstermenin en kolay yolu ona adını söylemektirmikroydum burnunla üst dudağının arasındaki çukurda arkadaşlarımı çağırıpmangal yapmıştım beni bu yüzden sevmemiştin file çoraplarıma kızmıştınüzüntüden sökülmüşlerdi çırılçıplak kalmıştı bacaklarımhiç kendim olamamıştım Kadın başıma kaldırmıştım kalçana uzanan ince beyaz yara izlerinisen her top patlatıldığında eve yanlış girmekten sessizce dövülüyordunyırtık pantolonu moda olduğu için giyebilenlerden değildinbiliyordun gözlerimi

İç Geçirme Dersleri – Bilgehan Tuğrul Read More »

farlar aydınlatmıyor – Mehmet Özkan Şüküran

al, kullanabilirsin, dedi bana15 yaşındaydım, tuncay abim 36reno clio en değerli beyazdı evden kaçanların eve de dönebildiğini-dönemeyenlerden romanlar yapılıyordubilmiyordumkalbin çoğu zaman gereksiz çarpan bir organ olduğunu-kalp çarpar, ritmi değişir buna anlam yüklenmemelidirbir on beş yıl falan daha beklemem gerekecekkaçmak bir zorunluluk haline dönene dek-kaçanların yenilgisi değil başarısı okunacak, yazıldıbir e5’in kenarında birden durup,al kullanabilirsin, korkma.

farlar aydınlatmıyor – Mehmet Özkan Şüküran Read More »