SENDEN YORULDUM NECDET

zamanın kıvraklığı kucağında yatandır

sallayınca büyütecek neyimiz varsa,herkese söylemek isterim o yüzden,

kökünden dişlenmiş mısır tanesini mesela

akşamdan ellerinle ayırıp sokağa çıkınca dişlediğini,

mandalları sevmeden oluyormuş,

mandalları sevmeden olmaz deyişlerimi,

 

yaslandığın duvarları ve ağaçları hatırlıyorum,

parmaklarıma tutunuşunu mandalların

bir şeyi bir şeye tutturmayı,tutunmayı,yaslanmayı da severek ve yazık

bunları severken çıkmıyorlar karşımıza,

sen de

kazanmanın umrumda olduğu seferlerde de değil

ve dönüyordum diye köşeyi

ani çıkışların hızlı kaybedişleri var,büyük projeleri herkes sunarken

tek tek

tam o an’ı kaybetmek uğrunda

 

inmekle çıkmak aynı olsaydı ortada,gride buluşurduk

yenilgiler de bir kutu ilaçla ertelenmeseydi beyazla konuşurduk

olsun,zamanın kıvraklığı kucağında yatağındır

 

dokunmasına rağmen paket sütü ağzımıza dayadığımız üç beş gece

aynı zamanda

çünkü memeler bir yere kadar

oysa su da akabilirdi memenin tekinden

 

yasağı seviyorduk kucak kucağa uyurken ve yasağı seviyoruz diye

güzel geliyorsa

eğer

-sen bir de yanağımı-

 

ağaç yasak deyip çıkanların,

gece erken yat deyip sabahlayanların  

ve

inan içinde kanı da tersten akanların yanındayım

 

boşlukları içimizden kapatmaya çalıştığımızı kimseye fark ettirmeden,

yetişkin yanlarımıza çocukluk bulaştırmadan,

biliyorsun iki yetişkiniz Necdet  

iliklerimizi kurcalama lütfen,

koru Necdet

bu yüzden unutalım gitsin,

sadece adın kalsın

ve

benim senden çok yorulduklarım

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir