Ey benim kıvırcık başımda açan çiçekler
Kadınların dilinden anladığını iddia eden
İfrit yüzündeki sakalı kesmeyen adamlarla
Ve saf niyetlerle dolu çocukların yüzüyle
Meta olmuş huzursuzluk elbisesini giymiş
O sonsuzluğun uzandığı gölgelikten kadınlar
Tüylerini diken diken ederim fısıldayarak kulaklarına
Bilirim onlar da sır saklamazlar
Birbirimize baktığımız aynalarda
İçimde koy gibi yüzer o hissiyat
Pamuktan yumuşak, ipekten ince
bileklerimden de ince heyhat!
Oysa ne çok isterim nazik kollarıyla
Beni havaya kaldırsınlar ve öptürsünler semâya
Deniz dalgasından ilhamla ellerini saçlarıma daldırsınlar
Bulacakları bir ton balık değil bir ton mülevves canlı
Ama o cesim hayvanlar bizi birbirimize bağlar sekiz koluyla
Mürekkeplerini akıttığımız ak sayfalarda
İz bırakıp silinmedik, sadece baş başa kaldık
Bıkmadan izimizi süren yazgımızla
